HİLAL ÖZTUNCA İLE TİYATRO
“Sahnede Hilal olarak olmadığımı bilmek; başka bir karakterin adı, tavırları ve adımlarıyla olmak beni özgür kılıyor."
TİYATRO
mete karaoğlu
6/22/20264 min read


Mete Karaoğlu: Sahne üzerinde geçen ya da geçecek yılları düşündüğünüzde neler hissediyorsunuz? Kendi oyunculuk pratiğinize ve tiyatro serüveninize dair nasıl bir öngörünüz var?
Hilal Öztunca: Sahne üzerinde geçen her anıma derin bir şükür ediyorum ve geçecek yılların belirsizliği beni heyecanlandırıyor. Okul yıllarımdan bu yana akşam oyunum olacağı her sabah kalbim ağzımda uyanırım. Geri sayım gözlerimi açar açmaz başlar ve tam oyun saati ait olduğum yere adım attığımı hisseder rahatlarım. Öngörüm ve umudum hak ettiğim oyunlarda iyi insanlarla sahnede olmak yaşamak ve yaşatmak…
Mete Karaoğlu: Türkiye’deki oyunculuk ekosistemini gözlemlediğinizde; sizin oyunculuk anlayışınızla örtüşen ya da taban tabana zıt olduğunu düşündüğünüz yaklaşımlar neler? Değişim ve dönüşümünüze ilham veren, “İşte, benim yolum bu!” dedirten olgulardan bahseder misiniz?
Hilal Öztunca: Ticari kaygılarla yapılan yalnızca ünlü olduğu için tiyatro sahnesinde yer edinen amaçsız doğal olarak sonuçsuz oyunları-oyuncuları kendi tiyatro anlayışıma zıt buluyorum. Tabii ki ünlü ve sahnede emektar olan oyuncuları tenzih ederim. Gerçek seyirci bunun ayrımına varacaktır.
Antonin Artaud’un
‘’Bundan böyle kendimi tümüyle tiyatroya adayacağım.
Benim anladığım tiyatroya.
Her temsili bir kazanç olan tiyatroya bedenimle.
Oynayana ve oyunu görmeye gelene.
Üstelik insan oynamaz eyler. Gerçekte tiyatro yaradılışın ilk kitabıdır.
Yapılacaktır.’’
Dizesi konservatuara hazırlanırken bana ilham vermişti hala ne zaman ümidim kırılsa inancımı yitirsem tekrarlarım ve yeşeririm.
Mete Karaoğlu: Bir sanatçı olarak, içinde bulunduğumuz çağı değerlendirmeniz çok kıymetli. Neler söylemek istersiniz?
Hilal Öztunca: Bazen yetişemiyorum. Gündemi takip etmeye yakalamaya… Tüketim çağındayız ve bunun bir parçasıyız. Yeniliklere ayak uydurmaya çabalarken sorgulamayı unuttuğumuz oluyor.
Farkında olmak ve özeleştiri yapabilmek şart ben de elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum.
Mete Karaoğlu: Tiyatro, bir oynayan ve bir izleyenle kendini gerçekleştirmeye başlar. Sahnede “izleniyor olma” hali, sizin oyunculuk dürtünüzü nasıl şekillendiriyor? Şimdiye kadar seyir yeriyle kurduğunuz bağda sizi şaşırtan neler oldu?
Hilal Öztunca: Ben biraz utangaç bir insanım. En yakın insanlarım her yönümle beni tanıyabilirler. Sahnede Hilal olarak olmadığımı bilmek başka bir karakterin adı,tavırları ve adımlarıyla olmak beni özgür kılıyor. İzlenmekten keyif alıyorum seyircinin de keyif aldığını hissediyorsam zaman algım değişiyor, yorulmuyorum. Beni şaşırtan her oyun öncesi çocuk oyunu da dâhil olmak üzere heyecanımın hiç azalmaması. Mesleki anlamda hayal kırıklıkları yaşadığımda bile aşkımdan azalmaması.
Mete Karaoğlu: Bu coğrafyadaki “yönetmenlik” üzerine biraz konuşalım. Sahne bilgisinin yeterli olmasını, yönetmenlik yapmak için kâfi gören bir yönelim söz konusu. Sizce reji, sahne deneyiminin doğal bir uzantısı mıdır, yoksa o deneyimden bağımsız başka bir entelektüel sancı mı gerektirir? Deneyim ve reji arasındaki bu bağ, tiyatromuz için besleyici mi yoksa kısıtlayıcı mı?
Hilal Öztunca: Neden olmasın? Sahne bilgisi yeterliyse pek ala bir oyun yönetilebilir. Doğuştan yetenekli her okuduğunu kafasında bir sahneye dönüştüren biri zamanla tecrübe kazanacaktır.
Deneyimin farklı rejiler düşünme yeteneğini beraberinde getireceğine inanıyorum. Pratik çözümler sunar. Cepleri doludur.
Ben bir oyuncu olarak her iki yönetmenle de çalışmak birlikte bir üretimin içinde olmak isterim. Tecrübenin ışığında aydınlanmakta, kafa kafaya verip neler yapabiliriz diye düşünmekte bana haz verecektir.
Mete Karaoğlu: Teknik donanımın ötesinde, bir oyuncunun sahnede gerçekten “var olabilmesi” için cebinde taşıması gereken en temel etmen sizce nedir?
Hilal Öztunca: Anıları, duyguları, kırılma noktaları.
Benden yola çıkıp hiç tanımadığı insanı seyirciye ulaştırırken önce kendini tanımalı diye düşünüyorum.
Bir de sanki iyi insan olmak. İyilik iyidir :)
II. Bölüm:
Mete Karaoğlu: Hafızanızda yer eden, anlatmaktan keyif aldığınız bir sahne anını bizimle paylaşır mısınız?
Sahnede bir karakter olarak değil de Hilal olarak yaşadığım çok şaşırdığım ve unutamadığım tatlı bir anımdır.
19 Mayısta Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini söylemekle görevlendirildim. Aşina olsam da sonuna kadar ezbere bilmiyordum, doğru tonlamalara sahip değildim ve kısa bir sürede doğru tonlamalarla ezberledim. Sahneye çıkıp
“Ey Türk gençliği” dediğim anda müthiş bir kalabalık beni tekrar etmeye başladı.
Şaşırmaktan korktum çünkü demlenmiş bir ezberim yoktu. Genç arkadaşlarım bana harikulade bir coşkuyla eşlik ettiler. Birçok sahne sınavından daha etkiliydi meslek hayatımda. İyi ki yaşadım diyorum.
Mete Karaoğlu: İzlediğiniz an sizde bir kırılma yaratan, tiyatroya bakışınızı değiştiren o “tek” oyun hangisiydi?
Hilal Öztunca: Ben çabuk etkilenen bir oyuncuyum hızlı ikna olurum ve bu benim çoğu zaman işimi kolaylaştırır. O sebeple tek oyundan ziyade onlarca oyun bende kırılma yaratmıştır.
İzlerken gözlerim hemen dolar ve kendimi oynarken hayal ederim.
Son zamanlarda çok başarılı bulduğum etkisinde uzunca bir süre kaldığım “Khora” oyununu çok cesur bulmuştum. Genç sanatçı arkadaşlarım yeteneklerini sergilerken beni duygudan duyguya sürüklediler.
Mete Karaoğlu: Okuduğunuzda zihninizde sahneler açan, sizi en çok etkileyen oyun metni hangisidir?
Hilal Öztunca: Son zamanlarda Charlotte Jones, "Havada Yüzmek" ve Albert Camus”Adiller”
Okul yıllarımda Dario Fo,”Ben Ulrike,bağırıyorum”
Mete Karaoğlu: Son olarak; hem kendinize sorduğunuz hem de çağdaşınız olan tüm sanatçılara, seyircilere ve gelecekte sizden haberdar olacak herkese bırakmak istediğiniz bir soru var mı?
Yarım kalan hikâyeler bir şekilde tamamlanır mı? Yarım kaldığı için hep yaşamaya devam mı eder?
Rol aldığı tiyatro oyunları
2026 Adiller-Dora Bursa Şehir Tiyatrosu
2025-Antigone-Antigone Bursa Şehir Tiyatrosu
2025-Pırtlatan Bal çocuk oyunu Bursa Şehir Tiyatrosu
2023-Üç Kız Kardeş İrina DTCF Tiyatro mezuniyet oyunu
2023-Bir Kadın İçin Düet Ev Sahibi DTCF tiyatro tez oyunu
2022-Sevgili Doktor İrene DTCF tiyatro 3.sınıf oyunu
Diziler
-Behzat Ç
-Teşkilat
-İthal Gelin Aranıyor




